Büyük İzmir Yangını (13-18 Eylül 1922)

13092018.jpg

9 Eylül’de Türk ordusunun girmesiyle Yunan işgalinden kurtarılan İzmir, bundan dört gün sonra tarihe “Büyük İzmir Yangını” olarak geçen bir felaketle adeta kül oldu. 13 Eylül günü Ermeni mahallesinin farklı noktalarından aynı anda başlayan yangın, o ana kadar denizden esen rüzgârın yön değiştirmesiyle batıya doğru yayılarak sahilden içeriye doğru 1 km derinliğinde ve sahil boyunca 2,5 km uzunluğunda bir alanı etkisi altına aldı.*

Ancak 15 Eylül’de kontrol altına alınabilen ve 18 Eylül’de tam olarak söndürülebilen bu büyük felakette, Ermeni ve Rum mahalleleri tamamen, Avrupalıların yaşadığı Frenk mahallesi ise kısmen yandı. Yangından sonra I. Kolordu Komutanı İzzettin Paşa’nın yaptığı incelemelere göre 20-25 bin arasında bina tahrip olmuştu. 1923 yılında, İstatistik Müdürlüğü’nün ortaya koyduğu verilere göre de kentteki yaklaşık 43 bin hanenin 14 bini tamamen yanmış, işyerlerinin büyük kısmı yok olmuş, geriye 9.700 civarında mağaza ve dükkân kalmıştı. Yangın, İzmir’e büyük bir sevgi duyan Mustafa Kemal’i de derinden üzmüştü. Gazi, buna rağmen, 13 Eylül akşamı kalmakta olduğu köşkün balkonundan hazin gözlerle göğü kızıla boyayan alevleri izlerken, yanındaki genç subayları şöyle avutuyordu: Çocuklar, bu manzaraya iyice bakın! Bu alevler bir devrin sona erip yeni bir devrin başladığını gösteren bir yangındır. Osmanlı İmparatorluğu’nun son yüzyıllardaki bütün günahları şu ateşle temizlenirken, yeni bir Türk devletinin kuruluşu ve Türk milletinin yükselişi de cihana ilan ediliyor! * İzmir yangınının failinin kim olduğu konusundaki tartışmalar halen devam etmekle birlikte, mevcut kaynakların ışığında, yabancı basının iddialarının tersine yangını kesinlikle Türklerin başlatmadığı artık genel kabul görmektedir.15080159571_ataturk.jpg

Atatürk’ün, kalmakta olduğu köşkün balkonundan akşam
-düşmanların sabotajı sonucu çıkan- İzmir yangınını izlerken
yanındaki genç subaylara söyledikleri: “Çocuklar, bu manzaraya
iyice bakın! Bu alevler bir devrin sona erip yeni bir
devrin başladığını gösteren bir yangındır. Osmanlı İmparatorluğunun
son yüzyıllardaki bütün günahları şu ateşle temizlenirken
yeni bir Türk Devletinin kuruluşu ve Türk milletinin
yükselişi de cihana ilan ediliyor!”